9. BÖLÜM HZ. İSA VE ÖLÜLERİ DİRİLTMESİ

Yayınlandı: 03 Aralık 2013 / KUR’AN KISSALARININ SİSTEMATİĞİ

9-1

Maide suresi 110

Allah, ‘Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve anana olan nimetimi an’ demişti, ‘Seni Ruhul Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitap’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim. Sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ona üflemiştin de iznimle Uçan bir şey olmuştu; anadan doğma körü, alacalıyı iznimle iyi etmiştin. Ölüleri iznimle diriltiyordun. İsrailoğullarına belgelerle geldiğinde, onlardan inkâr edenler, ‘Bu apaçık bir büyüdür’ demişlerdi de Ben onların sana zarar vermelerini önlemiştim.’

Bu ayeti okuyan insanlar Hz. İsa’nın nasıl olup da ölüleri dirilttiğini öğrenmek için ya rivayetlere ya da bazı kitaplardaki anlatımlara itibar etmişlerdir. Hz. İsa’nın bazı kaynaklara göre ölüleri diriltme olayı şöyle anlatılmıştır:

Dört İncil’de HZ. İsa’ya nispet edilen üç diriltme olayı vardır. Bunlardan birincisi, üç Sinop-tik İncil’de yer alan havra yöneticisinin kızının diriltilmesi olayıdır. Yuhanna’da yer almayan bu olay, diğer üç İncil’de birbirinden biraz farklı bir şekilde anlatılmaktadır. Bir havra yöneticisi, Hz. İsa’dan, ölen kızını diriltmesini ister. Hz. İsa bu isteğe olumlu cevap vererek yöneticinin evine gider. Matta’ya göre. Hz. İsa eve girdikten sonra kızın elinden tutup onu ayağa kaldırır ve kız canlanır. Markos’a göre ise Hz. İsa kızın elinden tuttuktan sonra ona “Talita kumi” (kızım kalk) demiş ve kız bu emirle canlanmıştır. İkinci diriltme olayı sadece Luka’da yer almaktadır. Luka’ya göre: Hz İsa bir dul kadının oğlunu yeniden diriltmiştir. Üçüncü diriltme olayı ise sadece Yuhanna’da yer almaktadır. Yuhanna’ya göre, marta ile Mecdelli Meryem’in erkek kardeşleri Lazar’ın, ölerek mezara konmasından dört gün sonra, Hz. İsa onun mezarına gelmiş ve bir süre dua ettikten sonra yüksek sesle Lazara =  Lazar dışarı çık diye bağırmış, Lazar da hemen canlanarak ayağa kalkmış ve mezardan dışarı çıkmıştır. Ölüleri diriltme mucizelerinden birincisi üç sinoptik İncil’de müştereken yer almaktadır. İkincisi sadece Luka’da yer almaktadır, bu mucize Matta, Markos ve Yuhanna’da yoktur. Üçüncüsü Sinoptik İncillerde yoktur, sadece Yuhanna’da yer almaktadır.

Bir Reiki sitesinden alıntıladığı yazıda şöyledir:

Matthew 8:14-15 de, İsa Peter’in kayınvalidesin ateşini şifalandırmak için dokunmayı kullanır. Mark 1: 40-42 de leprosili bir erkeği şifalandırmak için ellerini kullanır. Luke 5: 12-13 de de bundan bahsedilmektedir. Matthew 20:29-34 de İsa’nın iki kör adamı şifalandırmak için ellerini onların gözlerinin üzerine koyduğu anlatılır ve Mark 8:22-25 de bir diğer kör adamı şifalandırmak için ellerini kullanır. Mark 7:32- 35 de konuşamayan ve sağır bir adamı dokunmayı kullanarak şifalandırır. Luke 7:12-15 de, İsa ölü bir adamın tabutunu elleyerek hayata döndürür ve Luke 8: 49-55 de İsa dokunmayı kullanarak ölü bir kızı hayata geri döndürür.

İşte insanların hayal gücündeki mucizeler böyledir. Hz. İsa gelmiş ölünün elini tutmuş kalk demiş ölü de kalkmış. Oysa Kur’an böyle anlatmaz. Mucizeyi (ayeti) bildirir fakat nasıl olduğu ile ilgili DETAY vermez. Mucizenin nasıl olduğunu bilmeyen insanlarda her defasında güya insanlara bu olayları açıklamak adına hayal gücü ile yarattığı o kıssaya uygun şeyleri anlatır ve insanların inanmasını sağlar. Bunun için bütün mucizeler efsaneleşmiştir.

Biz rivayetlere değil Kur’an ayetlerine muhalefet etmeden ve Allah’ın Sünnetinde asla değişim olmadığını bilerek ve Kur’an Kıssaları Sistematiğine göre bu olayın nasıl cereyan ettiğini ve hangi olayın dengi olduğunun cevabını vermeye çalışacağız. Kur’an ayetlerinden anladığımız şey şudur: Hz: İsa ölüleri diriltmiş, anadan doğma körü iyileştirmiş ve alatenlileri iyileştirmiştir. Bu üç olaya bakınca günümüz dünyasında tam örneklerini TIP dünyasında görüyoruz. Bazı körlük olaylarında gözler açılmış, alatene kısmen çare bulunmuş ve alatenlileri iyileştirmiş ve klinik olarak ölen ve hastaneye geldiği zaman klinik olarak ölü olan fakat şok cihazı ya da kalp masajı tekniği uygulanarak hayata dönen insanlar var. Şimdi bu çerçeveden olaylara bakıp ta DENK lik kurduğumuz zaman olaylar daha da açıklık kazanıyor. Allah İsa’ya İLİM ve HİKMET verdiğini söylüyor. Allah, Hz. İsa’ya Tıp ilminden sadece bu kadarını öğretmiş ve o yüzyılda elde bulunan imkânlarla bitkisel ilaçlar ya da bugün bilmediğimiz TEKNİK bir öğreti ile alatenli insanları iyileştirmiş ve körlerin gözünü açmıştır. Nasıl; Çinlilerin Akupunktur (iğne tedavisi) yöntemi olduğu gibi şu an bilinmeyen fakat ileriki yüzyıllarda bulunacak bir TEKNİK öğretilmiş olabilir.

Peki, ölüleri nasıl diriltti? Kur’an ölülerin mezardan kaldırılıp diriltildiğinden bahsetmez, Bu anlatılar insanların anlatılarıdır. Aslında Hz. İsa’ya “KALP MASAJI” tekniği öğretilmiş ve tarihte ilk kez kalp masajını uygulayan ilk insan Hz. İsa’dır. Hz İsa’nın; körlerin gözünü açtığı ve alatenlileri iyileştirdiğini bildikleri için herhangi biri öldüğünde İsa çağırılmış ve o insan normal eceli ile ölemeyecek bir yaşta ise, o adamın kalp krizi geçirdiğini anlamış ve hemen müdahalede bulunarak kalp masajı yapmış ve ölen adam hayata dönmüştür.

Bu olay dilden dile Hz. İsa ölüleri diriltiyordu diye anlatıldığı için ve o yüzyıllarda kan dolaşımı, kalp masajı gibi bilgilere sahip olmayan insanlar. Hz. İsa’nın, ölen adamın üzerinde garip tavırlar (kalp masajı) sergilediği için buna farklı anlamlar yüklemişler sonraları da dilden dile ve efsanelerle olayın aslının değişime uğramasına sebep olmuşlardır.

Hz. İsa kesinlikle dualarla ya da elini dokunarak o insanları iyileştirmemiş, bilhassa tedavi yöntemlerinin o yüzyılda yapılabilecek imkânlarla ve Allah’ın verdiği İLİM ile gerçekleştirmiştir. Hz. Davut ve Hz. Süleyman nasıl bir kral idi ve Davut’a Demir, Süleyman’a Bakırın İlmini verdi ise Hz İsa’da o günkü şartlarda İLİM verilmiş Bir TIP adamı idi.

Bazı yerlerde Hz. İsa’ya ŞİFACI İSA demeleri de muhakkak bu yüzden olmalı fakat buna da bir kulp takılarak tarihteki Şifacı İsa ile Hz. İsa’nın aynı insan olmadığını ve Hz. İsa’nın (Tanrının oğlu olduğu için) doğaüstü güçlerle o insanları iyileştirdiği ve mezardan ölüleri kaldırıp dirilttiğini inandırmaya çalışmışlardır. Maalesef peygamber yarıştırma her dönemde olmuş ve olacaktır da buna bir çözüm getirilmeli ve O peygamberlerinde BEŞER oldukları gerçeği akıllardan çıkarılmamalıdır.

Maide suresi 110. ayet iyice incelenirse bu MUCİZE lerin Allah’ın izni ile gerçekleştiğini görüyoruz. Fakat düşünülen şey şu: Hz. İsa’ya hadi sana imkânsız gördükleri bir şey için izin veriyoruz sende imkânsızı gerçekleştir olarak anlatılan ya da okunan ya da düşünülen bu ayet, iyice düşünülürse Bu iznin o anda değil kâinat yaratılırken konan Sünnetullah çerçevesinde Gerçekleşeceğinin bildirilmesidir. Bu kelimenin altı muhakkak çizilmelidir. Anadan doğma körü ve alacalıyı BENİM İZNİMLE iyileştiriyordun; yine BENİM İZNİMLE ölüleri diriltiyordun. BENİM (kâinata koyduğum) İZİNLE (Sünnetullah) diyerek düşünülmesi gereken ayettir.

Aslında bu ayet ve mucizeler çok yakın zamanda bulunan TIBBİ Ve TEKNİK olayların o yüzyılda Hz. İsa ve çevresindekilere bir DENKİ ya da BENZER lerinin gösterilmesinden ibaretti. Yine her zamanki gibi bilinç düzeyinde ACZE düşen bu insanlar olayı farklı farklı anlatmışlar, sonraları da rivayetlerle anlam kaymasına sebep olup efsaneleştirmişlerdir.

Ayrıca = Sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ona üflemiştin de iznimle uçan bir şey olmuştu; Maide Suresi 110. ayette sözü geçen bu kelimeler bütün meallerde iki yerde de TAYR sözcüğünü gören tefsirciler (uçan bir şey) yerine KUŞ anlamını seçmişlerdir. Yani Hz. İsa çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ve ona üfleyince Kuş olup uçmuş olarak anlatmışlardır.

Oysa Hz İsa o günün şartlarında Allah’ın İLMİ ile gerçekten kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona (rüzgâr enerjisi) ile çalışacak bir düzenek kurmuş ve o yaptığı kuş şeklindeki şeyde uçan bir ŞEY olunca insanlar bu kadar ağır bir şeyin havada nasıl durduğunu ve nasıl uçtuğuna şaşırıp kalmışlar ve bilinç düzeyinde ACZ’e uğramışlardır… Ayetteki (üflemek) müteşabihtir. Örneğin bir balona hava doldurmak için üflersiniz. Yani benzetme yapılmıştır.

Allah’ın Sünnetinde (Sünnetullah) Asla Bir Değişiklik Bulamasınız.

Reklamlar
yorum
  1. Murat Kıraç dedi ki:

    Selamlar. Abraşın sözlük anlamları içinde,,Çarpık, eğri, düzgün olmayan.
    Ters, kaba, görgüsüz (kimse).,,anlamlarıda var,,,bu doğrultuda düşündüğümüzde İsa aleyhi selam,, Allahın izniyle mecazen ölmüş fakat yaşayan cesetlere dönüşmüş kokuşmuş çamura gömülmüş tamamen bilinç kaybına uğramış akıl ve şuurları ters düz olmuş bir toplumu ,,vahiy bilgisiyle ,hikmetle diriltmiş tekrar şuurlu ,akıllı ,değer üreten,bilinçli iyi insanlara dönüştürmüştür,,işte bu noktada ki düşünceye bizi sevk eden şey şudur,,aslında kuranda İsa peygamber hakkında ilim verildiği ,incil ve tevratın öğretildiği,hikmetin verildiği söyleniyor fakat ona tıp bilgisinin verildiği söylenmiyor,,oysaki Davu’da demirin ilminin verildiğini beyan eden Rabbimiz İsaya’da tıbbın bilgisinin verildiğini özellikle altını çizerek bildirebilirdi,,bilmiyorum,, böyle bir ayrıntı olmadığı halde sizi bu şekilde düşünmeye sevk eden şey nedir,,,acaba Abraş ifadesi olabilir mi ?Bende bir an bu kelime üzerinde takıldım ve hemen abraşın anlamlarına baktım ve girişte hemen şu şu anlamlarıda var diye belirttim…Ayrıca çamurdan bir kuş şekli yapıp ona üflemesi,,çamura batmış bir toplumu vahiy bilgisiyle tekrar insan içine çıkarması,onurlu bir insan olmalarını sağlaması şeklinde düşünürsek,,abraşında kaba saba insanların ,kültürsüz görgüsüz insanların ,iyi yönde bilgilendirilmesi anlamında anlayabiliriz,,Fakat bu tür kıssalardan günümüz teknolojisine yada tıp ilmine bir çıkarım da bulunacak isek her defasında , anlatılmak istenenin yada verilen öğütün,çağımıza yansıyanının denk düşmediğini görebiliriz,,bu doğrultuda bir hatırlatma olacaksa bilginize sunurak tekrar konuyu ele almanızı temenni ediyorum,,

    • Bu konuda yanıldığınızı düşünüyorum. hz İSa yaşarken hz Muhammed gibi cahil bir toplumdan bir medeniyet oluşturmadı ki. tam tersi şayet böyle olsa Onu öldürmeye kalkarlarmı idi. Bir çok peygamberler öldürüldü ve hz İsayıda öldürmeye kalktılar.

      Yani hz isanın ^^,vahiy bilgisiyle ,hikmetle diriltmiş tekrar şuurlu ,akıllı ,değer üreten,bilinçli iyi insanlara dönüştürmüştür ^^ sözünüz pek yerine oturmuyor. Ondan sonraki ve o döneme bakalım yine hz İsa babasız doğdu diye ona kutsallık verip Tanrının oğlu yaptıklarıda sizin sözlerinizi doğrulamıyor.
      hz İsa ya TIP ilmini öğrettik diye bir açıklama yapması gerekmiyor . Çünki onun olaylarına bakınca bu 3 işlemide bu gün TIP adamlarının gerçekleştiğini görüyoruz. kalp ameliyatlarında bile geçici olarak insan öldürülüyor ve tekrar diriltiliyor, körlerin gözü açılıyor. Bunu belirtmek için başka söze ne hacet ?

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s